Fosiller İş Başında

15/3/2008 · Kategori: edebiyat

               

 
     Müzede para alınmadan gösterilmesi gereken bir fosil, aydınını aşmış bir toplumun yarısına yakınını barındıran bir partiye kilit vurmak için Fransız İhtilalinden kalma cübbesini kuşanmış.Bu yaşlı mürebbiyeler yel değirmenleriyle boğuşan Mançalı Don Kişot rolünü o kadar sevmiş olmalılar ki değişim rüzgarının övüldüğü bu günlerde cübbelerini pupa yelken açıp  paraşüt misali pasif direnmeyle firene asılmışlar..

    “Cellat uykusundan uyandı bir gece..”

     Ama nafile, nehri kim durdurabilir? O kadar küçülen dünyada pusulanın iğnesi bir kere değişimi göstermiş.Eskiden halkı, solungacını açmış sazan olarak gören zevat, bol cilalı laflarla göz boyardı. Hele içlerinde koca göbekli kel kafalı biri vardı ki yalanlarını toplasan yapılan duble yollara eşit olurdu, öyle söze başlar, sanırdın yarından tezi yok ülke rahatlık çiçeklerinin açtığı bahçeye dönüşecek. Kel kafalı atıcımızın yalan rüzgarına kapılan ahali yakasını kurtarana kadar fistanı roba çevirdi. Değişim rüzgarı ve küçülen dünya ufuklarımızı açtığı gibi nice yalancının mumunu da söndürdü. İcraatı olmayıp sandıkta boğulan zevat can yeleği olarak yaşlı mürebbiyeleri ve fosil brokrasiyi takviyeye alınca, kırmızı yakalı cübbecimiz “cellat uykusundan uyandı bir gece”vari teraneyle yel değirmenine hücum etti..! Ama nafile..

    Evet fosiller, devriniz geçti. Yağma dönemleri bitti, kış geçti. Genç kızların gül dudaklarından sunulan şarap artık başka kadehlere doluyor. Artık serbest sallama dönemi yok.

En küçük bir eleştirmeye yer verilmediği berbat zamanların yerini Avrupa yönünde esen rüzgar aldı.

" Tanrım dedi bu ne zor bilmece?"

Hayır zor değil bundan anlaşılmayacak ne var?

"Bir vakt idi, hükmeyledi Cemşit o saraya

Arslanları, kaplanları almış idi kayda."

 

Şeref

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »