Hafız'ın Divan Edebiyatına Etkisi
13/9/2008 · Kategori: edebiyat
14. yüzyılda İran’da yetişen bu en sayılı gazel ustası, çağdaşı olan Dante’yle kıyaslanınca Profesör Browne’nın deyimiyle “Dante kendi felsefesine bağlıdır, kainatı, asrın görgüsüne uyarak görür. Hafız’ın görüşü ise daha derin ve geniştir. Onun görüşü, kendinden sonraki asırların fikir vadilerine kadar nüfus eder.” Diyerek Dante’yi yöresel;Hafız’ı da evrensel bir şair olarak takdim eder.. Acaba doğru mudur, fikirlerindeki derinlik, edasındaki rintlik bakımından kendinden sonraki asırları etkilemiş midir, elbette. Bunu Geothe’den Nedim’e, Şeyhi’den Ahmet Paşa’ya kadar pek çok şiir ve düşün ustasında beliren izlerinde görebiliriz. Hafız şiirlerinde dokuduğu tabiat inceleyicisi his ve edasındaki rintlik bakımından tüm dünyanın en lirik şairlerinden biri sayılmıştır.
Hafız’ın Divan edebiyatına etkisi pek güçlü ve süreklidir hatta taklit denilecek kadar açıktır, İlk etkilediği Divan şairi Şeyhi’dir,
Hafız.
“Cuz astan-ı tuem der cihan penahi nist
Ser-i mera becuz inder hevalegahi nist
İnan-keşide rov ey padşah-ı kişver-i husn
Ki nist ber ser-i rahi ki dadhani nist
Zemane ger bizened ateşem behırmen-i ömr
Bigu bisüz ki bermen beberk kahi nist”
Şeyhi.
“Kapundan özge bulunmadı çün penah bana
Uş ışiğün tozıdur yine secdegah bana
Nazar fakire kıl ey padişah-ı hüsn-ü cemal
Ki rahmetin günidır saye-i ilah bana
Din imdi dane-i hüsnün ki ömr hırmenini
Değil yakarsa cefan odı berk-i kah bana”
Hafız.
"Hufte ber sincab-ı şahi nazeninira çi gam
Ger zi har-u hare sazed bester-u balin garib"
Şeyhi.
"Şah-ı gül-ruh ferş-i devlette haberdar olamı
Yastanup döşendiğinden hak ile hara garib"
Ahmet Paşa da çok yararlanmıştır Hafız’dan, birkaç örnek verelim:
Hafız.
“Bes garipuftadeest on mur-i hattet gerd-i mah,
Gerçi nebved der Nigaristan hat-ımüşkin garip.
Ey ki der zincir-i zulfet can-ı çendinaşinast
Hoş futad on hal-i müşkin ber ruh-ı nesrin garib.”
Ahmet Paşa.
“Hatt-ı müşkin düşse haddinde nigarın tan değil
Çün Nigaristanda olmaz hatt-ı anbersa garib
Damen-i gülde tıraz-ı sünbül-i ra’na garib.”
Hafız.
“Menem ki güşe-i meyhane hankah-ı menest
Du’a-yı pir-i mugan vird-i şubhgah-ı menest.”
Ahmet Paşa.
“Menem ki meykedei ışk hankah-ı menest
Rumüz-i Cam-ı Cem esrar-ı bezmgah-ı menest.”
Fuzuli de Hafızdan etkilenmiştir pek çok beyitinde Hafız’ın izlerini görmek mümkün.
Hafız.
“Du çeşm-i şüh-i tu berhemzede Hıta-vu Habeş
Be Çin-i zulf-ı tu Maçin-u Hind dade herac.”
Fuzuli.
“Bir peri zülfün tutup halinden alan kam-ı dil
Dut ki Çin mülküni dutsun Hind’den aldın haraç.”
Hafız.
“Hadis-i hevl-i kiyamrt ki goft vaiz-i şehr,
Kinayetist ki ez rüzgar-ı hicran goft.”
Fuzuli.
“Vaiz bize dün duzahı vasfetti Fuzuli
Ol vasf senin külbe-i ahzanın içündur.”
Hafız.
“Reh neberdim bemaksüd-ı hod ender Şiraz,
Hurrem on rüz ki Hafız reh-i Bağdad kuned.”
Fuzuli.
“Fuzuli eyledi ahengi ayş-hane-i Rum,
Mukıym-i mihnet-i Bağdad gördüğün gönlüm.”
Baki de Hafızı çok okumuş ve takdir etmiştir.
“Cuz astan-ı tuem dercihan penahi nist
Ser-i mera becuz in der hevalegahi nist.”
Beyitine nazire olarak gazel yazmıştır. Nef’i de,
“Böyle hoş tab’ane rindane gazel mi derdi ol,
Sunmasa gercam-ı feyz-i Hafız-ı Şiraz’a dest” diyerek Hafız’a övgü yağdırmıştır.
Nedim, en güzel gazellerinden biri olan
“ Ta kemergahına dek gamzesi hab-alude
Ta giribanına dek çeşmi şarab-alude”
gazelinde Hafız’ın,
“Düş reftem beder-i meykede hab-alude,
Hırka ter damen-u seccade şerab-alude” beyitinin tavrını, edasını, veznini ve kafiyesini kullanmıştır.
İzzet Ali Paşa da Farsça yazdığı,
“Gul-berkra zi sunbul-i muşkin nikah kun,
Ya’ni ki ruh bipuş-u cihani herab kun.”
Gazeliyle Hafız’ın,
“Şubhest sakiya kadeh-i pur şerab kun,
Dovr-i felek direng nedared şitab kun” gazeline nazire yazmıştır
Şeyh Galib de,
“Zulf aşufte vu hoy kerde vu hendan lebu mest
Pirehen çak-u gazel-han-u şurahi der cest” diyerek Hafızdan izler taşımıştır.
Yahya Kemal de Hafız’ı pek taktir etmiş ve adına şiirler yazmıştır..


