İnsanlık Tarihinin Hatırı Sayılır Yalanı: İyiler Ve Kötüler

7/11/2008 · Kategori: Felsefe

                       
       
Eski filozoflar ve sair insanlığı iyi ve kötü diye belirgin hatlarla ikiye ayırmış; tarihe ses katmış kültürler ise ne pahasına olursa olsun iyiliğin yapılmasını savunmuş, kötülüğü lanetlemiştir. Peki, bu doğru mudur? İnsanlardan bir kısmı iyi diğer kısmı kötü mü, böyle bir ayırım yapılabilir mi? Ya da yapılan iyiliğin sonucu, hiç kötülük doğurmamış mı? Hepimiz aynı kriterin gözlükleriyle bakmamıza rağmen neden senin iyi dediğine ben kötü diyebiliyorum? Bir kimse hem iyi hem de kötü olabiliyorsa, “iyilerin ve kötülerin savaşında, iyiler galip gelecektir.” Sözünün bir espirisi kalıyor mu? Kime ve neye göre iyi? Öyleyse, iyi ve kötüyü; iyilik ve kötülük kavramlarını bu dar ve korkutucu kalıplardan kurtarmaya ve sislerini dağıtmaya çalışalım.

        İnsanın önellenmiş iyi tarafı olduğu gibi kötü tarafı da var. Hangisi çok, maalesef bunu ölçebilen bir alet yok. Öyleyse kötülüğün ve iyiliğin oluşumunu, bireyin vicdan pusulasının ibresini nelerin etkilediğine bir göz atalım: Atalardan miras kalan genler(hani babasının sinirini olduğu gibi taşıyıp da her seferinde parlayıp ıskalayan adamın hikayesi geldi aklıma)’in zoraki dizginleri. Toplumsal aklın bireye biçtiği gömlek, bu gömleğin darlığı; bolluğu. İklimlerin huylarda yaptığı fenalıklar, toplumdaki çarpıklıkların dayanılmaz tepkisi. Bastırılmış arzusundan muzdarip yılgın insancıklar, bu insancıkların zamana ve kişiye göre sürekli değişen kişiliği, evet bunlar hür irade namına bireyde özel bırakmadığı gibi pusulanın iğnesini kirli toplumdan yalnızlığa; huzursuzluktan kavgaya, oradan da insan ruhunun türlü iklimlerine çevirip durur. Bu döngü içinde iyiliğinle kötülüğünle, yarısı boş bardak gibisin. Toplumların değer yargısının zaaflarında iyi ya da kötü kavramlarıyla anılırsın.

        Mutlak iyi var mı? İnsanlar iyi olmada ya da daha az günahsız olmada birbirinden milyonda birlik farklarla ayrılabilirken, belki de ayrılamazken; en iyi ile en kötü arasında çok az bir fark varken belki de yokken, adamın biri hem iyi hem de kötü vasıflarına sahipken ve ona, sen iyi; öteki kötü derken, sanki iyiler ile kötüler arasında bir uçurum farkı varmış gibi sunmak, olayı siyah ve beyaz ayırımı kadar derinleştirmek ne saçma. O yüzden  “iyilerin ve kötülerin savaşında, iyiler galip gelecektir” sözü çok masalsı kalıyor, sanki iyilerin dünyasında kötülük yokmuş ya da kötülerin dünyasında iyilik. Oysa aynı kader hamuruyla yoğrulmuş bu insan yığınları, an ve olay karşısında aynı tepkinin refleksini takınırlar.

       Hem toplumların iyi ve kötü olma kriterleri de çok zırvaca: Onunla aynı ibadeti paylaşıyorsan iyisin, içiyorsan kötüsün ya da içmiyorsan kötüsün. “Eşin kapalı mı”, “giyimi nasıl”, “sakallı mısın”, “nelerden hoşlanırsın”, “sevdiğin yazarlar kimler”, “adaletli misin”, evet tüm bunlar turnusol kağıdı gibi seni bir saftan diğerine atıp durur. Kimi seni iyilik meleği; kimi de şeytana dost, yoldan çıkmış bir çılgın olarak görür. Savaşı kaybetmişsen Hitler gibi kötüsün; eğer kazanmışsan Churchill gibi iyisin, tarih ve toplum seni iyi yazacak. Bu yüzden toplumlar, eşini ve çocuğunu çölde terk etmiş adama iyi derken; zihinsel özürlü evladına çare bulamayıp önce kendini sonra çocuğunu vuran babaya kötü der. Ve bu yüzden kolay olmuyor bir büyük ezberi bozmak.


Şeref    

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

2 yorum yazılmıştır

Yazan:sereftoprak | Tarih: 2009-01-03 20:48:35
Konu: ......

Cahit kardeşim, görmeyeli nasılsın? Okulda bıraktığın boşluk olduğu gibi duruyor. "Sohbeti hoş dosta feda olayım" mısrasındaki iyi dostum! Dernekler, birlikler, kurumlar ve türlü çevrelerde pişen en üstün aş: iki yüzlülük olduktan sonra eleştiri okları bazen hedef değiştirebiliyor. :)
Neyse, kendine iyi bak, baharın ilk çiçekleriyle birlikte Farkin'de olacağım. Selametle kal...

Düzenleyen sereftoprak gün: 3/1/2009 saat: 20:59

Bağlantı » »

Yazan:cahit | Tarih: 2009-01-02 22:59:23
Konu: çok önyargılı

Dostum, her insanın içinde vardır iylik ya da kötülük yapma isteği. Bunu tutup ta bütün insanları kötülemeye götürürsen öncelikle kendine ve insanlığa ihanet etmiş olursun. İnsanlar beyinlerine gelen her düşünceyi yapma yoluna girselerdi dünyanın hali ne olurdu düşünsene! İnsanda akıl denen süzgeç ve vicdan denilen bir fren mekanizması vardır. İnsan düşüncelerini buralardan geçirdikten sonra o işi yapar ya da o işten vazgeçer. İnsanın içindeki inançlar, duygular, hisler ve beklentiler insanın davranışına büyük ölçüde etki eder. Öncelikle önyargılar insanın sağlıklı düşünmesini engeller. Bu önyargılardan sıyrılıp objektif konulara yaklaşırsan herhalde daha sağlıklı görüş ve fikirlere ulaşırsın.
İnsanın içinde kötü düşünceler olsa dahi onlar fiiliyata dönüşmedikçe o insan hakkında kötü damgası kullanamayız. Onu kötülüklerden sakındıran ister dini düşünceleri olsun, ister insanlık değerleri olsun (insanlık değerleri de din kaynaklıdır) sonuçta bir değere göre kötülüğünü bilmiş ve kötü fiiliyatı yapmaktan vazgeçmiştir.
İnsan beşerdir, isret istemez hata yapacaktır. Önemli olan bu hatalardan ders çıkarmak ve kendini büyüklerinden sakındırmaktır. Aç kaldığı için ekmek çalan biri ile bankaları, milletin parasını çarpan bir insanı aynı kefeye koymak herhalde adaletsizlik olacaktır.
Ayrıca Allah'ın emri gereği eşini ve çocuğunu çölde bırakmak haşa bir kötülük ya da zulüm değil yeni bir başlangıcın kapısıdır. Nitekim onlar vasıtasıyla yeni bir şehir kurulmuş (Mekke) ve İslam dini mensuplarınca dünyanın en önemli şehri haline gelmiştir.
Birisinin arkasından atıp tutmak da en büyük kötülüklerden değilmidir? Hele bu Allah'ın çokm değerli peygamberlerinden biri olursa! Böyle hata yapan birisinin kalkıp ta iyiliği-kötülüğü yazması, bütün insanları aynı kefeye koyması ne derece sağlıklı olur?
Ne dersin ŞEREF Bey kardeşim? Sana diğer arkadaşlara selam...
Son Bir Hikaye: Abbasiler zamanında birisini tutuklayıp zamanın halifesi Harun Reşit'in huzuruna getirirler. Halife sorar bunun suçu ne diye. Onda içki şişesi yakalanmış. Halife emir verir had cezasına çarpılsın diye. Adam hemen itiraz eder: Bende içki şişesi yakalandı diye içki içiyorum anlamına gelmez. Eğer böyle mana çıkarırsanız o zaman bana recm cezası uygulayın. Çünkü bende zina aleti de var. (Yukarıdaki konuyla ilgili olarak- yani insan bir şey yapmadıkça suçsuzdur, kötü değildir.)



Bağlantı » »

« Önceki :: Sonraki »