Orta Çağ'ın Dahi Mucidi: Al Jazari

9/8/2009 · Kategori: Araştıma

                         

       Suyu kinetik enerjiye çeviren ortaçağın değirmen dişlilerindeki şaşırtıcı sadelik yıllar sonra sanayi devriminin fitilini ateşlediğinde, oluşturduğu merhametsiz rüzgar insanlığın tabiata şekil vermesini sağlamıştır. Bir şaftın yardımıyla dairesel hareketi istediği yöne aktarabilen bu dişliler, doğrusal hareketi dairesel dönme hareketine çeviren krank milinin icadıyla esas kombinezonunu tamamlamış ve buharlı motorların demir tekerinde sinir bozucu bir ıslığa, içten yanmalı V8’lerin patinajında coşkulu bir fırtınaya, kayaları yutan dozerlerin ihtişamında ürkünç bir yıkıma dönüşmüştür.Tekerlekten sonra en önemli buluş olan krank mili 1153 yılında Cizre’de doğan İsmail Ebul-İz Bin Razzaz El-Cezeri’nin beyninde hayat bulduğunda mesafeleri ve çağları değiştirebileceği kimin aklına gelebilirdi ki.

                   

       Zamanında büyük ün bırakmış olan ve bugün bile Batılıların beğeni içinde okudukları El Cezeri sadece bir mekanikçi değil aynı zamanda ressam, nakkaş, hattat, sanatkar, otomatçı, sibernetikçi, mühendis ve bilgisayar sisteminin temelini atan ilk bilgisayarcıdır. El Cezeri’nin 800 yıl önce yaptırdığı ve 1970 yılına kadar Şam’da bir hastaneye hizmet veren su pompasını, Cezeri’nin Kitab’ül Hiyel’inden alıntılanan ve bire bir örneğiyle yapılıp Londra Bilim Müzesinde sergilenen çalışır durumdaki su saatini, Erlangen Üniversitesi'nde Alman Profesör Wiedemann tarafından yine aynı kitaptan alınıp yapılan ve çalıştırılan otomatik makinelerini, kitaptaki çizimin bire bir kopyası çıkarılıp yapılan ve Dubai'de bir otel salonunda sergilenen beş metrelik Fil Saatini, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Cezeri’nin kitabındaki çizimin ½ ölçeğinde yapılıp çalıştırılanTavus Kuşulu Döner Saatini ve Cezeri’nin Kitab’ül Hiyel’indeki diğer minyatür ve çizimleri görüldüğünde Da Vinci’yi besleyen kaynakların yeniden tartışılması gerektiği hissi insanda uyanır. Beddiuzzeman El Cezeri El Kürdi’den 300 yıl sonra yaşamış olan bu büyük dahinin aslında ne kadar da üstada benzediği ve ondan bir hayli yararlandığı aşikar. Kitab’ül Hiyel’deki minyatürler, minyatürlerde kullanılan ve hiç solmayan renkler, otomatik robotlar, mekanik saatler, kağıttan makineler, yatay eksenli yel değirmenleri, su pompaları, konik vanalar, çizimler vs. bize hep  Da Vinci’yi anımsatır.

                             
        
Dünyanın İlk mekanik kitabı olan Kitab’ül Hiyel’in birinci bölümünde El Cezeri, su saatlerinin çalışma prensiplerini gösteren 10 adet şekil belirtmiştir. 2. bölümünde mutfak eşyalarının yapımını gösteren 10 şekil, 3. bölümünde hacamat ve abdestle ilgili ibrik ve tasların yapımı hakkında on şekil, 4. bölümünde havuzlar, fıskiyeler ve müzik otomatları hakkında on şekil. 5. bölümde sığ bir kuyudan ya da akan bir nehirden suyu yükselten düzenekler hakkında beş şekil. 6. Bölümde saraylarda çeşitli hizmetler görmeye yarayacak şifreli kilitler, kasalar hakkında 50 farklı düzenek sunup bunların ayrıntılı çizimlerine yer vermiştir. Ayrıca kitapta 300’e yakın otomatik makine ve bu makinelerin çalışma prensipleri hakkında bilgi ve şemalar, otomatik kuşlar, filli saat, otomatik yüzen kayık ve çalgıcılar, iki bölümlü termos, Tavus kuşlu ibrik, mumlu saatler, robot adam, suyu yukarı çıkaran araçlar ve bu araçlara ait çizim ve bilgiler mevcuttur.

                             

         El Cezeri aynı zamanda sibernetik biliminin de öncüsüdür, haberleşme, denge kurma ve ayarlama bilimi olan sibernitik, insanlarda ve makinelerde bilgi alışverişi, kontrolü ve denge durumunu inceler. Bu bilim, zamanla gelişerek bugün hayatımızın vazgeçilmezleri arasına giren bilgisayarların ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Sibernetik ve otomatik sistemlerin başlangıcı konusunda  Batılılar Descartes, Pascal, Leibniz'i ve Bacon'ı ileri sürerler. Oysa el-Cezeri rakiplerinden 600 sene önce sibernetiğin ilkelerini bilim dünyasına sunan ilk kişiydi.


 
                             
                              

       
 El Cezeri kağıttan maketler tasarlayarak, su akıtan savaklar yaparak, çarpılmayı en aza indirmek için ahşabı tabakalar halinde kullanarak, gerçek anlamda emme borusunun icad ederek, suyunu belli bir zaman aralığı ile boşaltan kaplar ve daire sektörü dişliler, konik vanalar yaparak bir dahi mühendis, pratikçi bir fizik üstadı olduğunu da kanıtlamıştır.  Bu arada Avrupa’da ilk konik vanalardan söz eden Cezeri’nin her açıdan meslektaşı Da vinci olmuştur. Cezeri'nin en önemli makinelerinden biri olan su çarkı ile işleyen tulumba bile modern mühendisliğin gelişmesine doğrudan doğruya katkıda bulunmuştur.  Söz konusu makinede, akan suyun çevirdiği çark, düşey düzlemde bir dişliyi, bu dişli de yatay düzlemdeki diğer bir dişliyi döndürmektedir. Yatay dişlinin çevresine yakın bir yerde düşey bir pim bulunmaktadır. Bu pime ortası yarık ve diğer ucu yine bir pimle sabitleştirilmiş bir çubuk geçirilmiş ve bu çubuğa da tulumbaların piston kolları bağlanmıştır. Yatay diş dönünce yarık çubuk açısal bir hareket yapmakta, piston kolları da ileri-geri gidip gelerek tulumbaları çalıştırmaktadır.

          

       
Bilime Krankı, otomatik makineleri, su saatlerini, robot adamı, mumlu saati, tulumbaları, sifonu(her ne kadar Heron’dan etkilenmişse bile), yeni tip rüzgar değirmenlerini, Hasankeyf’teki su sisteminin günümüze kadar devam eden muhteşemliğini, konik vanaları, metal döküm tekniğine ait bilgileri, sibernetiği vs. kazandıran bu büyük dahinin Da Vinci’nin gölgesinden çıkıp esas ününe kavuşması dileğiyle.

   
El Cezeri'nin 800 yıl önce yaptığı ve 1970 yılına kadar bir hastanede kullanılan şaftlı, çarklı, kranklı otomatı, bu otomat akan bir nehirden suyu yükseğe çıkarmaya yarıyordu ama artık günümüzde müzeye dönüştürülmüş.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »